21 Eylül 2010 Salı

Stefan Löfven, Ordförande Metal “Vi har gjort ett riktigt dålig val. Just därför måste vi ha is i magen och göra en riktig analys; Otuz sekizinci yazı

Stockholm VAL I dag den Tisdag 21 September 2010/Bugün Salı, 21 Eylül 2010, haber yazı.

Bu seçimde saflar farklı oldu. Daha önce olmayan şeyler oldu.

Bir tarih sayfası kapandı. Hışırtılı sesler çıkararak...

Tek bir sayfa değil kapanan aslında. Bir dönem tarih oldu.

Sol fotoğrafta görülen Kulturhuset önündeki kristal sütunda sular fışkırıyor yine.

Fakat, İsveç yeni bir tarih için hazırlanıyor.

Değerli İzleyici,

Bu seçimin taraftarları da bu nedenle farklı oldu.

Dün, ilk gün zafer, yengi simgeleriyle havaya kalktı kollar.

Dün zafer simgeleriyle havaya kalkan burjuva partilerinin kolları, aşağıya indi.

Tıpkı sağdaki fotoğraftaki gibi, kralın başına kuş kondu, denilebilir bu seçimlerde.

Ancak kral nerede? Soytarı var mı? Kazanan, yitiren ortalarda mı?

Şöyle ki ilkin bir mutluluk resmi alındı. Demokratik mutluluk... Çerçevelendi!

Fotoğrafçı, objelerin yerleri ve duruşları konusunda ter döktü.

Yukarıda değindiğim gibi, ilk gün havaya kalkan kollar, aşağıya indi.

İlk gün öğleden sonra bir ara "kriz " ve "kaos" sözcükleri kullanıldı.

Başbakan "kaos" sözünü yasakladı da göreceli olarak.

Şimdi; "ağzı olan konuşuyor," Türkçe bu tümceyi kullanmayacağız.

Fakat yerinde konuşanlar var. "Taş yerinde ağırdır." Türkçe sözlere uygun,"demir yerinde ağır... Olsun!

Bundan önce; "Marknaden missnöjd..." İş piyasası, karamsarlık gösterdi.

“SD (Sverigedemokraterna) kan sätta stopp för fortsatta försäljingenar”

“SD özelleştirme satışlarını durdurabilir,” haberleriyle...

"Özelleştirmede sıra..“ “Kö för privatiseringar,” başlığı altında kaygılar ortaya çıktı.

İşte Metal Sendikası Başkanı, Stefan Löfven; “Kötü bir seçim yaptık.

"Bu nedenle şimdi midemize buz koymalı ve esaslı bir analiz yapmalıyız,” dedi.

Şimdi durum nedir? “İki haftaya kadar yeni bir hükümet sunulacak."

“Om två veckor måste en ny regering presenteras." Söylelenler şunlar!

"Så nära.. så långt borta..." Çok yakın... çok uzakta..."

"Reinfelt vann valet. Reinfelt seçimi kazandı.

"Men han skulle ha. Behövt 7 108 röster till.

"Fakat 7 108 oy daha gerekiyor onun için."

Fakat iş bu kadarla sonuçlanak mı?

İşte solda partilerin aldıkları oy oranı.

Sverigedemokraterna Partisi, parlamentoya girdi. İsveç siyasi tarihini de çizdi.
Bu sırada ne oldu? Tuhaf bir şey oldu. Olanlar bundan sonra oldu...

"Elim ayağım" Türkçede "birbirine karıştı" derler.

Benim ise zihnimdeki sözcükler yumak oldu! Bakın ne oldu?

Sağda en alttaki Sverigedemokraterna'nın nereden oy tabanına girdiğini gösteren çizelgeyi almıştım ki...

Dedektif Kim, Londra'dan telefon etti.

Sesini işitir işitmez, elimdeki telefon titredi. Yine ne tür eleştiriler var?

Geriye dönnmeye mi karar verdi?

Yoksa Stockholm dönerleri mi, buradan döner mi isteyecek kargo paketlerle?

Böyle çok hızlı düşündüm bir an ve telefona evet, diye bastım.

"Orada olmadığımı düşünüyor ve yazı sayılarını azaltıyorsan..."

O an telefon tırladı ve uzun bir parazit sesi beynimi tırmaladı.

Telefonu kapadım! Çok geçmedi yine açmak zorunda kaldım.

Uzun zaman güldü telefonda Dedektif Kim... Kesmedim onu!

"Tam" dedi, "işte tam zamanında bu çizelgeyi koydun sayfaya... İşte bu... Ben de orada bunu dedim, o günlerde sana..." Telefon kapandı...

Sevgi, içtenlik...
Tekin SonMez, Salı, 21 Eylül 2010, Stockholm
Fotoğraflar Feryal Özkale Sönmez

20 Eylül 2010 Pazartesi

“En borgerlig regering utan majoritet.“ och “Svårt läge väntar” “Dags för nationell samling kring Sveriges tillväxtfrågor”; Otuz yedinci yazı

Dün öğleden sonra Rinkeby'e gittik.

Seçim havasında caddeleri gezdik, yaşlıların oy verme gücünü gördük.

Dün gece sokaklarda gezindik.

Bir gazetenin seçim kulübesinden ilk sonuçları izledik.

Seçim sonuçları aşağı yukarı belirdi.

Bir gün önce akşam gazeteleri iki baskı yaptı.

Onlar da "yabancı düşmanlığı" konusunda açık tavır koydular.

Sol üst köşede; “Reinfeldts jättelöfte i nat." , "Gece Reinfeldt'in büyük vaatleri."

Başbakan son dakikalarda büyük vaatlerde bulundu."

Gazetenin ilk sayfası “NEJ” "HAYIR" sözcüğü ile görülüyor.

Ortada buruşuk bir oy pusulası. “Sverigedemokraterna"

“İ dag röstar vi för Sverige mot främlingsfientligheten.”

Altında; "Bugün yabancı düşmanlığına karşı İsveç için oy veriyoruz," tümcesi var.

Bundan önce dün ne dedik, iki gün önce ne dedik, kısaca bir konuya bakalım.

“Sverigedemokraterna Partisi...

"Jimmie Åkersson, Parti Başkanı...

"..takımıyla geldi ve tam köşeden vurdu."

“Kendilerine "Alliansens" adı veren iktidar partilerinden özellikle Moderatlar.

"...şimdi seçime bir gün kala, bu golü nasıl çıkaracaklarını kara kara düşünüyorlar.”
(17 Eylül 2010, Cuma)

Dün ne dedik, bir de buna bakalım!

“Bu parti ne istiyor? Seçimin son gününde bu parti ne istiyor.

“Altındaki yazı ise diyor ki; ‘Ektralås på ytterdorren eller på fängelsecellerna?’

‘Dış kapıya ekstra kilit ya da hapishane hücreleri mi?’

“Bu parti, yabancı düşmanlığı ile tanınıyor. Bu parti "dışgöç" konusunda önlem istiyor.

“Dışarıdan, özellikle İslam Ülkelerinden gelen göç dursun, diyor.”(19 Eylül 2010, Pazar)

Bir şey daha var! İki şey var!

1)"Yaşlı, engelli hemen herkes oy için sandıkta.

"Sandık! Sandıktan bakalım hangi cinler çıkacak...

Şimdi sandıktan çıkan cinlere bakalım!

2)Sosyal Demokrat Parti'nin oy oranı nasıl?

Bu sorunun yanıtı sağdaki gazetede.

Olof Palme ardılı, Ingvar Karlsson, Göran Persson iniş çizgisi...

Dilmaç istemiyor, çeviri gerekmez, fazla zorlanmadan okunabilir.

Bu sonuç ile;hemen üstte; "İşsizler, Marş" başlığı açıklama istemiyor.

“Svårt läge väntar” "Zor durum bekliyor" gazete ana başlığı.

"Müşterileri yüksek faiz bekliyor" “Höga rläntor vläntar kunder”

"Parlamentoya girecek olan bu parti ile İsveç nereye doğru yönelecek?"

"Şimdi! Yabancıları ne bekliyor İsveç'te? (19 Eylül 2010, Pazar)

Sverigedemokraterna Partisi... parlamentoya girdi...

Bu nedenle “Svårt läge väntar”; zor durum bekliyor... "Çoğunluk sağlayamayan bir Burjuva Hükümeti“

"En borgerlig regering utan majoritet.“

Hiç istenmeyen bir durumdu bu... Bakın ne oldu?

Gazetelerde daha önce de bu konu gündeme gelmişti.

Sverigedemokraterna Partisi...

parlamentoya girerse ne olacak diye haberler vardı.

İşte şimdi bu oldu... “Dags för nationell samling kring Sveriges tillväxtfrågor”

“İsveç’in çevresinde yükselen sorunlara karşı, ulusal toplanma günleri”

Bir de şu var! Bu seçimin maliyeti...“Valet kostar halv miljard” Seçim yarım milyar...

Sevgi, içtenlik...
Tekin SonMez, 20 Eylül 2010, Stockholm
Fotoğraflar Feryal Özkale Sönmez

19 Eylül 2010 Pazar

The First Euroiean Green Capital, Stockholm 2010, Val 2010; Otuz beşinci yazı

Bugün Pazar, 19 Eylül 2010, üçüncü haber yazı/I dag den söndag 19 september 2010.

Bugün bu son saatlerde, size Palme'den söz etmek isterdik.

Bakın sağdaki ikinci görüntü ve yazı; "Avrupa Yeşil Başkenti."

Görüldüğü gibi Üstbaşlık da yine bu.

"The First Euroiean Green Capital, Stockholm 2010"

Tahminler iflas etti. Önde koşan partilerin ayaklarına bir çelme geldi.

Fakat durum değişikliği ile öne geçen muhalefet partileri bizi de sürüklüyor.

Top aradan kaçtı, kaydı ve zıpladı çok farklı bir yere düştü.

Bu parti ne istiyor? Seçimin son gününde bu parti ne istiyor.


(SD) Partisi, sonunda polis gözetiminde Kultur Huset önünde...

Eninde sonunda toplum önüne çıktı.

Bakın ne diyor!

“Biz sorumluluk alıyoruz.”

Altındaki yazı ise diyor ki; “Ektralås på ytterdorren eller på fängelsecellerna?”

“Dış kapıya ekstra kilit ya da hapishane hücreleri mi?”

Bu parti, yabancı düşmanlığı ile tanınıyor. Bu parti "dışgöç" konusunda önlem istiyor.

Dışarıdan, özellikle İslam Ülkelerinden gelen göç dursun, diyor.

Bu arada sağda görülen yeşil balonlarla, günebakanlarla "Yeşiller" de bir "Grönadag" şenliği yaptı.

Şimdi! Yabancıları ne bekliyor İsveç'te?

Ya da parlamentoya girecek olan bu parti ile İsveç nereye doğru yönelecek.

Bu ortamda, sakin bir oy kullanma akışı sürüyor.

Yaşlı, engelli hemen herkes oy için sandıkta.

Sol alt köşede bir engelli sıra bekliyor.

Sandık! Sandıktan bakalım hangi cinler çıkacak...

Yarın, seçim sonuçlarını görmek üzere...

Sevgi, içtenlik...

Tekin SonMez, 19 Eylül 2010, Stockholm
Fotoğraflar Feryal Özkale Sönmez

"“Vi gillar olika” och "Tänk dig ett bätre Rinkby" ; Otuz dördüncü yazı

Bugün Pazar, 19 Eylül 2010, ikinci haber yazı/I dag den söndag 19 september 2010.

İkinci haber yazı.

Cumartesi günü bıraktığımız yere dönüyoruz.

Gazetelere yansıyan gayri resmi tahminler...

Son yüz metreye böyle girildi.

Son yüz yılın en farklı seçimi yaşanıyor İsveç'te.

Son yüz metre...

Objektifimiz orada onları görüyoruz...

Koşanlar... Bir bayrak yarışı sürüyor sanki bu arenada... Rödgröna uzun fulelerle açıldı... bayrak değiştiriyorlar, işte...

İşte yaklaştılar... İktidar ve muhalefet partilerinin açık arası kapandı...

Bazı gazeteler yanıltıcı başlıklar attı.

Biz de bir önceki haberde, sakin seçim ortamını ve tek başına oy vermeye giden bayanı zom yaptık.

Burası Güney Stockholm, Högalid seçim sandıkları sağda ve solda...

Sağ köşede bir akşam gazetesi. Fakat sabah baskısı yapmış, işte ilk sayfası.

Gazete, yabancı düşmanlığı konusuna bakmış.

Bir simge ile sakinleştiri bir çizim yapmış üst köşede.

“Vi gillar olika” Biz değişiklikten hoşlanırız.”

İki başbakan adayı karşı karşıya.

Sosyal Demokrat Parti Başkanı Mona Sahlin;

“Fredrik! Bu akşam seçimi kazanıyorum”.

“Bunu unut! Akşam ben tarihsel olacağım.”

Başbakan ve (M) Moderat Parti Başkanı.

Bu dalgalara takılmadık, Rinkeby'e gittik.

Dedektif Kim, ayrılmadan önce bir düzine pertavsızını burada bırakmı. Farklı konular.

Bunlardan birisi Rinkby üzerinde duruyor.

Bu seçim arenası üç ya da beş parti arasında paylaşılmış.

"Tänk dig ett bätre Rinkeby" afişi.

Altında (VPK) Vänsterpartiet Kommunisterna.. Onlar burada hızlı.

Öteki partilerle başabaş yarışıyor (VPK).

İkinci durumda (S), ilk de olabilir, yarışan Sosyaldemokrat Parti.

Aslında "Rödgröna" burada güçlü.

Sağda Alliansen, iktidar partileri; FP) ve (KD) burada yarışa girmişler.

Rinkby'e gittik ve Ohly'yi ateşli bir konuşma yaparken bulduk.

Bir de şarkıcı... Türkçe çaldı söyledi Ohly konuşmasını tamamladıktan sonra.

Sevgi, içtenlik...

Tekin SonMez, 19 Eylül 2010, Stockholm
Fotoğraflar Feryal Özkale Sönmez

Val 2010, ; “Det handlar om vilket Sverige vi vill leva i... "; Otuz üçüncü yazı

Bugün Pazar 19 Eylül 2010, ilk haber yazı/I dag den sondag 19 september 2010.

Seçim 2010! Oy kullanmada son gün. Bu seçim hangi İsveç'te yaşamak istiyoruz, anlamındadır.

1 Eylül günü, bazı lokal kütüphanelerde başladı oy verme.

Sonunda 19 Eylül günü olan noktaya, son yüz metreye girildi.

Son büyük düelloya gelmeden bir grup sevinçliydi.

Önce tek kale oynayan iktidar partileri özellikle çok umutluydu.

Son yüz metreye girilirken de onlar öndeydi.

Dengeler alt üst oldu! Fakat tuhaf şeyler oldu, demiştim.

Beklenilmedik şekilde (SD) partisi ortaya çıktı.

Parlementoya girme hesapları, sayım döküm işlemleri yapıldı.(SD) Partisinin önünü kesmek... İşte bu!

Girerlerse zor olacak, diye düşünen (M) Partisi üç top kişi ile, (SD) Partisinin güçlü olduğu bölgeye gitti.

Başbakan, Maliye Bakanı ve Dışişleri Bakanı, orada bir mitinge katıldılar.

Tam o günlerde, (SD) “partiler bizimle konuşmalı,” diye gazetelerden seslendi.

Olanlar bu sırada oldu. Takım oyunu bozuldu.

Markajda bunalan Mona Sahlin, (S) Partisi bu markajdan kurtuldu.

Markajda bunalan Mona Sahlin, dedim.

Parti Başkanı Sahlin, kendi partisi içinde markaja alınmış, izlenimi vardı.

Bunun üzerine eski başkanlar, başbakanlar sahneye çıktılar.Son yüz metre.. önde hükümet partileri...

Bu sahneyi kaçırdılar. Salt bu sahneyi değil bu arada arkadan koşan Rödgröna’yı gözden kaçırdılar.

Deyim yerindeyse, tek kale oynadıkları sırada işte bunlar oldu.

Bunlar olduğu sırada son uzatmalar geldi dayandı..

Son anda bir serbest vuruş.. çıktı. Böylece Rödgröna ikinci vuruşu kazandı.

İkinci gol ağlarla kucaklaştı. İki hasım takımın arası kapandı.

Duran bir topla uzaktan kaleciyi avlamak... Aslında durum ortadaydı.

Şimdi durum nedir? Öteki partilerde olmayan bir düzenek.

Karınca gibi çalışan (M) Partisi bir anda durdu.

Büyük düello sonrası kaleciler ve fotvet oyuncuları değişmedi.

Top bir kale önünden, öteki kale önüne hızla gidip gelmeye başladı.

Düşünelim ki tek kale oynamak da vardı işin içinde.

Hani bu şekilde bu maç sürse, uzatmalar yetmeyecekti. Günlerce oynasalar durum değişmeyecekti.

Bu tek kale oynama durumundan, her iki kaleye de gidip gelen topu izlemek zorlaştı.

İki beklenmedik olay ortaya çıktı tam bu sırada.

Rödgröna karşı tarafın savunma hatlarını yararak gol atmak zorundaydı, demiştim. Bu oldu.

1)"Hastalık sigortası hakkında Kırmızı Yeşillerin hücumu görüldü büyük düelloda.

Şöyle ki iktidar partileri, hükümetin yumuşak karnı burası.

Top işte tam buradan içeriye girdi ve dört partinin kalesine...

2)(SD) Partisi ile gelen beklenmedik dalga.. ikinci kez sallandı hükümet ortakları...

Son nabız yoklamalarında değişen sayılar ortaya çıktı.

Sonucu akşam saatlerinde aşağı yukarı göreceğiz.

Bu seçim gününde seçim sandıklarına gittik.

İlk fotoğrafta, bir bayan oy kullanmaya gidiyor. Bu durum çok etkili bir manzara.

Onu izledik. Kimseden yardım istemedi.

Kapı önünde kendisine el uzatmak isteyen (VPK) ve (GP) sandık görevlilerine de bakmadan merdivenleri çıktı. Onu bekledik. Döndü ve tek başına evine yollandı.

Seçim, oy verme eylemi işte böyle sakin bir ortamda sona doğru ilerliyor.

Sevgi, içtenlik...

Tekin SonMez, 19 Eylül 2010, Stockholm

Fotoğraflar Feryal Özkale Sönmez

18 Eylül 2010 Cumartesi

“Det handlar om vilket Sverige vi vill leva i, och vad för slags land vi ska lämna över till barn och barbbarn; Otuz ikinci yazı

Bugün Cumartesi 18 Eylül 2010, ikinci haber yazı/I dag den lördag 18 september 2010.

Hemen adresleri bilinen herkese bir mektup var. Mektup şöyle başlıyor;

“Det handlar om vilket Sverige vi vill leva i, och vad för slags land vi ska lämna över till barn och barnbarn."

“Biz hangi İsveç’te yaşayacağız ve çocuklarımıza ve torunlarımıza ne tür bir ülke bırakacağız anlamındadır.

“Regeringen vill ha grönt ljus av väljarna för att fortsätta på den inslagna vägen i fyra år till.

“Hükümet seçmenlerden yeşil bir ışık istiyor, bu yolda dört yıl daha devam etmek için."

Son yüz metresi koşulan bu seçim sonucunu çok merak ettik.

Rödgröna bu yarışın neresinde, merak ettik, Rinkeby'e dek gittik.

“Tänk dig ett bättre Rinkeby!”

Daha iyi bir Rinkeby düşün," yazılı afişlerin öününden geçtik.

20, 30 yıl önce burası Rinkeby yazısı yanında Türkeby sözcüğü ile ün yapmıştı.

Şimdi burası Stockholm'un Harlemi, diyenler var.

Bir anlamda Afrika burası.Mona Sahlin ve partisi burda yarışa girmiş. Ağır toplar burada.

Ylva Johansson okul, eğitim konusunda, sağlık, bakım konularında sahne aldı.

Ylva Johansson (1964) öğretmen, üç cocuk annesi, evli ve üç de evlatlığı var.

Kariyerine ilkin Vänsterpartiet Kommunisterna'da (VPK) (1988- 91) başladı.

Bu partiden parlamentoya girdi ve parti değiştirdi (1994 – 98).

Socialdemokrat Parti'nin Eğitim Bakanı, daha sonra (2004-06) "socialminister" oldu.

Dün akşam Rinkeby'de konuştu. Bu arada çok ilginç bir şey daha oldu.

Bir de Türk, Sosyaldemokrat Parti Milletvekili adayı.

Hasan Dölek, burada Fedarsyon adı ile anılan kurumun başkanı.

Kısa konuştu, öz konuştu ve mikrofunu Bayan Ylva Johansson'a verdi.

Hemen adresleri bilinen herkese gönderilen mektup şöyle son buldu.

“Vi tycker att skattesänkningarnas pris redan är alltför högt.

“Biz, vergi indirimi bedelinin bütünüyle yüksek olduğunu düşünüyoruz.

“Vi vill att vi tillsammans ska investera för fler jobb istället för att fortsätta öka klyftorna.

"Aradaki uçurumun açılması yerine biz, birlikte yatırım yaparak birçok iş alanı açmayı planlıyoruz.

“Och vi vill prioritera en bättre vård, skol och omsorg
istället för att fortsätta sänka skatterna för dem som redan tjänar bäst." İmza; Mona Sahlin, Partiordforande

Evet! Carin Jämtin de dün akşam ilk konuşmacı olarak buradaydı.

Sayın Hasan Dölek, "tek tek seçmenlere ulaşıyoruz, kapıları vurup giriyoruz," dedi.

Bu ikinci kez milletvekili seçilme girişimim. "Bu defa şansım daha çok," dedi. Sayın Dölek.

Sevgi, içtenlik...

Tekin SonMez, 18 Eylül 2010, Stockholm

Eylül 2010, Stockholm

“Rödgröna tar in. Oppisitionrn 45,3. Alliansens försprång har minskat med 5,1 procentenheter sedan förra veckan.; 31.yazı

Bugün Cumartesi 18 Eylül 2010, ilk haber yazı/I dag den lördag 18 september 2010.
Beklenen oldu! Rödgröna diye adlandırılan muhalefet, son hafta sonuna iyi girdi.

Bu durum uzun süredir bekleniyordu. İktidar partileri de korku içinde girdiler son haftaya.

Yüksek görünen seçmen sayısı onların tarafındaydı.

Bu onlara korku vermekle birlikte, cesaret de verdi.

Bu cesaretle özellikle Moderatlar çok hızlı davrandılar.

Gettoların dışında hemen her yere öteki partilerden hızlı ulaştılar.

Hemen her yeri başbakanın afişleriyle donattılar.

Gettolar dediğimiz, Stockholm Harlem'i Rinkeby gibi semtler.

Buralarda Rödgröna afişleri her yerde. Son hafta ataklarla başladı.

Savunmadan çok saldırı düzeneği öne çıktı.

Moderatlar, kitleye seslenirken ayrıntıları aza indirdi.

İdeolojik sav sözlerden çok, donatım Başbakan Reinfeldt üzerinde yoğunlaştı.

Seçmen için fazla düşünme ve cayma önlemi olarak dün son vuruşu yaptılar.

“Pazartesi günü, kimi başbakan olarak görmek istersin”

Başbakan Fredrick Reinfeldt’in kara kalem bir portresi ile yinelendi.

Bu yalın afişlerle birlikte yine de olanlar oldu, oy oranları değişti.

Bu durum sandıktan nasıl çıkar? Bu tahmini sayımlar değişir mi?

Gazeteler, dün gece yaşanan toplu konuşmalara fazla girmedi.

İlk başlıklar; "Rödgröna tar in." Eylemlik; "tar" almak" fakat "in" eki ile eylemlik duruma göre değişiyor.

"Kırmızı yeşiller içeride, alıyor.." gibi bir şey.

“Tuff slutstrid” "Tuff" farklı anlamlar içeriyor; "sert, duygusuz, kayıtsız, korkusuz" gibi.

Teklifsiz konuşmalarda ise ; "gösterişli ve güzel" anlamı taşıyabilir.

İkinci sözcük iki sözcüktür; "slut" bitiş ve "strid" a)şiddetli akan, hızlı,b)savaş, çatışma gibi.

"Korkusuz son çarpışma," denilebilir, “Tuff slutstrid” için.

Sağda tüm yedi parti sıralanmış görünüyor.

Başlık; “Rödgröna till attack om sjukfösakringen.”

Burada dikkat çeken görüntü ve altdaki başlık.

Bayan Olofsson ile başlayan görüntüde zarif bir duruş var.

Gazeteye yansıyan sözcükler ise savaş çanları gibi...

Sonra solda ve sağda yedi parti lideri, ellerinde mikrofon var.

Başlık; “Laddad för en febrig slutdebatt”

“Dolu bir silah gibi ateşli bir son tartışma” Bu başlıktan sonra kesindir kıyasıya saldırı olacak.

Solda; Rödgröna, muhalefet; (S),(VPK) ve Gröna...

Sağda Alliansen, iktidar partileri; (M),(FP),(C),(KD)...

Bu sırada Dedektif Kim telefon etti.

"Londra'dan arıyorum, orada yoruldum, oh Stockholm uzakta!"

Ara vermeden dedi ki; "Görüntü veren internet odasından izliyorum sizi."

Bunu işitince korktum yine. Sessizlik beni tuttu ve çekti, o bu sırada sürdürdü;

"Bir saati geçti bekliyorum, burada hem de bir futbol maçı.. izliyorum " dedi.

Tam böyle oldu ve ses kesildi. İyi de ne oldu? Şu oldu benim için!

Stres ve gerilimle kalbim duracak oldu ilkin!

Sonra, Dedektif Kim sanki bir bant kaydı ile varoldu ve yok oldu.

İsveç'te partilerin karşılaşmasını kavramak kolay oldu benim için.

İki futbol takımının yaptığı karşılaşma gibi algılamak...

Dedektif Kim bunu söylemeye çalıştı sanırım...

Evet işte böyle oldu hemen hemen...

Bu son büyük düelloda, tek kale oynamak da vardı.

İktidar partileri son haftaya girerken tek kale oynadılar sanki.

Son uzatmalar geldi dayandı.. son anda bir serbest vuruş..

Duran bir topla uzaktan kaleciyi avlamak... Aslında durum ortadaydı.

Rödgröna karşı tarafın savunma hatlarını yararak, saldırarak gol atmak zorundaydı.

Başlıkta "Hastalık sigortası hakkında Kırmızı Yeşillerin hücumu.

Şöyle ki iktidar partileri, hükümetin yumuşak karnı burası.

Hastalık sigortası hemen büyük oran nüfusu ilgilendiriyor.

Hükümet ortağı partiler ise bu kurumu kaldırmaya çalışıyorlar neredeyse.

Top işte tam buradan içeriye girdi ve dört partinin kalesine...

İşte bu ortamda ve bu yılın yeşil başkenti olan Stockholm'de son yüz metreye girildi.

Son yüz metrede, görüldü ki Rödgröna uzun fulelerle açıldı ve arayı biraz kapadı...

Parlamento binasının üstünden geçen güneşle Stockholm'de bir gün daha akşam oldu...

Yarın bakalım ne olacak...

Sevgi, içtenlik...

Tekin SonMez, 18 Eylül 2010, Stockholm

Eylül 2010, Stockholm